Vakit Nakit Değildir

Çocuğum, geçen gün doğdu. Dünyaya normal yolla geldi. O doğarken yanında bulunamadım. Yapılacak işlerim, ödenecek faturalarım vardı. Yürümeyi, ben uzaktayken öğrendi. Ben, farkına varamadan konuşmaya başladı.

Her çocuk gibi o da büyüdü ve büyüdükçe şöyle dedi: “Senin gibi olacağım baba, biliyor musun, senin gibi olacağım?”
Benim küçük oğlan, her zaman ki gibi; “Eve ne zaman geleceksin baba?” dediğinde “Ne zaman olur bilmiyorum fakat geldiğimde görüşürüz. Biliyorsun, o gün birlikte iyi zaman geçireceğiz.” derdim.

Oğlum, geçen gün on yaşına girdi. “Aldığım top için teşekkürler baba.” dedi. “Gel oynayalım baba. Topla nasıl oynayacağımı öğretir misin?”dedi. “Bugün olmaz, yapacağım birçok şey var.” dedim.

“Problem değil.” dedi. Yürüyüp gitti. Fakat gülümseyişi hiçbir zaman sönükleşmedi. “Senin gibi olacağım, biliyor musun, senin gibi olacağım?” dedi.
Bir önceki gün okuldan geldiğinde, ona söylemek istedim: “Oğlum, seninle gurur duyuyorum, biraz yanıma oturur musun?” Kafasını sağa sola salladı ve gülümseyerek:

“Şimdi işim var, sonra görüşürüz baba.” dedi.

Uzun süre önce emekli oldum, oğlum yanımdan ayrıldı. Geçen gün onu aradım. “Eğer bir mahsuru yoksa seni görmek istiyorum.” dedim. “Çok isterdim baba, eğer zaman bulabilirsem.” dedi. “Biliyorsun, yeni işim çok karışık ve çocuklar hasta, seninle konuşmak, seninle birlikte olmak gerçekten güzeldi baba, seninle konuşmak çok güzeldi.” Ve telefonu kapattığımda, onun bana ne kadar da benzediğini, tıpkı benim gibi davrandığını farkettim.

Okumaya devam et